yararlı bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yararlı bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2017 Çarşamba

Bilgisayar Oynamanın Yararları

Hiç yorum yok
Sanıldığının, sakınıldığının aksine dozunda vakit ayrılan bilgisayar, video oyunlarının kişisel gelişime zarardan çok faydası var.


1-Sevdiğiniz şeyi yapıyor olmak sizi rahatlatır, dinlendirir.


Stres yüklü, fazla risk almanızı gerektirmeyecek, ilgi alanınızla aynı doğrultuda kurgulanmış oyunlar oynamak kafa dağıtmanızı sağlar ve mutlu hissetmenizi sağlar. Bir çeşit terapi. 

2-Sinir ve öfkenizi kontrollü olarak boşaltmayı sağlar.


Gerçek hayatta kırıp dökmektense sanal bir alemde, sanal rol ve karakterlerin yerine geçerek ortalığı biraz dağıtabilir ve öfkenizi bu sayede dizginleyebilirsiniz. Ama bunu daha çok offline oyunlarda deneyin. Rakibinizin kalbini kırmak istemessiniz. Mesela ben stres atmak için yıllardır GTA'da polis tarafından aranmayı 5 yıldız yapar yakalamaya gelen ekiplerle savaşırım :D
bilgisayar oyunu oynayan erkek

3-Kişiye asosyallikten çok sosyallik katabilir.


Arkadaşlarınızla beraber oynadığınız bir online oyun beraber bir şeyler paylaşıyorsunuz demektir ve bu siz farkında olmasanız da kişisel gelişiminize ve iletişim yeteneğinize katkı sağlayabilir. Ayrıca oyunun içerisinde etkileşimde bulunduğunuz insanlar ile gerçek hayata oranla daha rahat iletişim kurar ve sosyalleşirsiniz.

4-Takım çalışması bilinci yaratır.


Çoğu online oyun bir takım oluşturularak oynanır. Oynamak için takım olmanıza gerek olmasa da takım çalışması ile görevleri ve bölümleri daha rahat geçebilirsiniz. Bu takım çalışması ve uyumu sağlıklı bir iletişim sayesinde oyun içerisindeki diğer karakterler ve şahıslar ile sağlanabilir. Oyun içerisinde takım çalışması yapmak size gerçek hayat içinde de takım ruhunu benimsetecektir.

5-Yeni bir dil öğrenmenizi sağlayabilir.


Özellikle ingilizce öğrenmek için sürekli altyazılı film ya da dizi izleyen kişilere rastlamışsınızdır. Filmler ve dizilerden ziyade bu konuda en etkili olan şeylerden biri de oynadığınız oyunu öğrenmek istediğiniz dilde oynamaktır. Hatta oyun oynayarak bir dile aşina olmak dizi ve film izlemeye oranla daha etkilidir diyebilirim. Çünkü oyun içerisindeki bölümleri geçebilmek için oyunun yönlendirmelerini anlamak zorundasınızdır ve bu zorunluluk size bilmediğiniz kelimeleri öğrenmenizi, hiç olmazsa tahmin ederek tecrübe etmenizi sağlar.

6-Oyun oynayarak farklı kültürler öğrenebilir ve ufkunuzu açabilir, hayal gücünüzü genişletebilirsiniz.


Öyle rol yapma oyunları var ki, hayatınızda belki de hiç görmeyeceğiniz şeyleri görmenizi sağlar, bilmediğiniz yerleri öğretir, hiç tanık olmayacağınız kültürlere yelken açmanızı sağlar. Örneğin Eyfel Kulesi etrafında geçen bir savaş oyunu. Ya da 1. Dünya Savaşı temalı bir oyun. Afrika'da ormanlar arasındaki kabilelerde rol alabileceğiniz bir oyun. Ve aklınızın alabileceği her türde konuya sahip yüzlerce oyun. Yelpaze bu kadar genişken hayal gücünüzün ve ufkunuzun genişlememesi imkansız.


7-Yaratıcılığınızı ve problem çözme yeteneğinizi geliştirir.


Oyunlar içerisinde karşılaştığınız engelleri aşmak gerçek hayatta da problemleri çözerken daha pratik ve analitik düşünmenizi sağlar. Minecraft, Sims gibi oyunlar yaratıcılığınızı arttırır.
Devamını Oku

23 Ocak 2017 Pazartesi

Tembel ve üşengeç misiniz? Japon taktiği KAİZEN ile tembelliği yenin!!

Hiç yorum yok
 Tüm dünya japonların azim ve kararlılık konusunda ne kadar başarılı olduklarını bilir. Bu iki özellik artık japon toplumu için karakteristik özellikler halini almış durumda. Özellikle teknoloji sektöründe yakaladıkları başarılar bunun kaçınılmaz kanıtları.
 Peki bunu nasıl başarıyorlar? Çok mu yetenekliler? Hayır, tek yaptıkları çalışmak, çalışmak ve hedeflerine giden yolda azimlerinden ödün vermemek. İş her zaman onlar için hayatlarının merkezi.
tembel
Hayatta hepimizin kendi istekleri, hayalleri ve hedefleri var. Peki kaçımız hedefimize kararlı adımlarla ulaşmaya çalışıyor? Gerçekten elimizden geleni yapıyor muyuz? Bu tekniğe başlamadan önce kendimize sormamız gereken ana sorular bunlar. Bu soruların cevaplarını verdikten sonra hedefimize yönelik disiplinli bir şekilde eksik yada yapılması gereken kısımları eyleme dökmemiz gerekiyor. Tabii bu kararları almak yetmiyor. Aldığımız kararlar koyduğumuz hedefler ulaşılmaz ya da çok zor olmamalı ki hedefi kaçırdığımız takdirde kendimize olan güvenimizi ve istekliliğimizi kaybetmeyelim. Çok kısa sürede çok şey istemek sizi yıpratacak ve vazgeçmenize sebep olacaktır.

 Hedefe ulaşmadaki en püf nokta da burasıdır. Yeni sorumluklar veya alışkanlıkların sizi bıktırması çok doğal ve kolaydır. Kaizen de tam bu noktada bize yardımcı oluyor.


kaizen
 Japon kültürünün bir parçası olan Kaizen özellikle iş dünyasında kullanılan bilindik bir kavram. Kaizen Japonca Kai(değişim) ve zen(iyi) kelimelerinden meydana geliyor. Bu sözcüğü iyiye doğru değişmek ya da devamlı iyileştirme olarak yorumlayabiliriz.
 Masaaki Imai tarafından icat edilen Kaizen yönteminin amacı için 'herhangi bir yönde gelişme, ilerleme kaydetmeden günü geçirmemek' diyebiliriz. İstikrar en önemli ilkelerimizden biri!
tembel
 Sanırım bunca okuduklarınızdan sonra gözünüz biraz korktu ve askeri bir disiplin uygulamanız gerektiğini düşünmeye başladınız. Ama yapmanız gereken çok basit adımlar atmak ve acele etmemek. Genelde kurumsal işlerde uygulanması aşina olunan Kaizen'i kişisel gelişiminizde kullanmak için günde 1 dakikanızı ayırarak başlamanız yeterli. 

 Kaizen'in temelinde bulunan ilke kişinin bir işi tam 1 dakika boyunca yapması ve bunu her gün yaparak istikrara dönüştürmesidir. Böylelikle artık bir bakıyorsunuz tembel değilsiniz. Çünkü sizden bu işi yapmanız beklenen süre 30 dakika ya da 1 saat değil, sadece 1 dakika. Oldukça kolay gözüküyor değil mi?

 Zafer hissi ve başarı duygusu bizim ilerleme kaydetmek için ihtiyacımız olan en önemli motivasyon kaynaklarıdır. 
tembel karikatür
 Gerçekleştirmek istediğiniz şınav çekmek gibi fiziksel bir etkinlik veya yeni bir dil öğrenmek gibi zihinsel bir etkinlik olabilir. Başlarda tek yapmanız gereken ne kadar zorlansanız da bu etkinlik için her gün 1 dakika çabalamanız. Yapmaya çekindiğiniz ya da sıkıldığınız o etkinliği her gün 1 dakika yapmanız onu yavaş yavaş sevmenizi de sağlayacaktır. Tabii sevmeye çalışırsanız. Bu işten keyif almaya başladığınızda yaptığınız şeye bir sorumluluk olarak bakmak yerine onu geliştirmeye çalışacaksınız.

 Başladığınızdan itibaren haftalar, aylar geçtikten sonra başladığınız o 1 dakikalık etkinliğin aşamalar halinde 5-10-20-30-60 dakika hatta saatlerce zamanınızı verimli bir şekilde ayırdığınızı farkedeceksiniz.
 Ve hedefe ulaştığınızda başarmış olmanın verdiği hissi tadacaksınız..

ASLA VAZGEÇME!

Devamını Oku

6 Eylül 2016 Salı

Stresi Nasıl Yeneriz?

Hiç yorum yok
stres
Günümüz beyinleri her ne kadar istemesek de stres altında ezilmeye mahkum denebilir. Yaşam kalitemizi düşüren sıkıntıdan sıkıntıya sokan bu illet çoğu hastalığın da çıkış noktası konumunda. Ancak uzmanlar stresin azaltılıp sıkıntılardan olabildiğince uzaklaşılabileceği konusunda bazı yöntemler uygulanmasını öneriyor.  Pekala günlük yaşantımızı olumsuz yönde etkileyen ve hatta genel sağlığımızı yadırganmaz derecede riske sokan stres faktörünü nasıl yenebiliriz? Bu sorunun cevabını arayacağımız uzman yorumlarına kendi görüşlerimizi de kattığımız yazımıza başlayalım.

İşte Stressiz Bir Yaşamın Püf Noktaları;

  • Yürüyüşe Çıkın: Attığınız her adımda kafanıza takılan stres yaratan konuyu unutmaya çalışın. Dakikalar sonra farkedeceksiniz ki kafanızı kurcalayan tek şey bir sonraki atacağınız adım olacaktır. Uzmanlar stresin hat safhada olduğu anlarda o konuda yoğunlaşmanız gerekmiyorsa yürüyüş yapılmasının çok faydalı olacağının altını çizmektedirler. Dolaysıyla stresin en büyük düşmanları arasında yer alan yürüme etkinliği genel sağlığınızın korunmasında ve kendinize vakit ayırmada basit ama önemli bir konuma sahiptir.
  • Notalara Odaklanın: Stresi atlatmanın etkili yöntemlerinden biri de müzik dinlemektir. Uzmanlar müziğin beyin üzerinde rahatlatıcı ve yenileyici etkiler bıraktığı kanısındadır. Ama müzik var müzik var tabiki. Bazı müzikler, sesler, notalar insanları aksine stres altına almak gerilimi arttırmak içindir. Bizim bahsettiğimiz müzik söz içermeyen, notaların zihninizde dans edebileceği tarzda. Klasik tarz müzikler bu konuda tercihiniz olabilir. Hatta bu müzik tarzını alışkanlık haline getirmek sizi daha huzurlu bir insana çevirecektir.
  • Egzersiz yapın, Hareket edin: Kilolarca halter kaldırmaktan, kendinizi zorlayarak su gibi ter içinde kalmaktan bahsetmiyoruz tabi ki. Basit esneme hareketleri ile kaslarını gevşetmek bile stresten sizi bir nebze uzaklaştıracaktır.
  • Alkol ve Sigaraya Yönelmeyin Aksine Uzaklaşın!: Sakın çok derdim var alkol almalıyım sigaraya başlamalıyım diye düşünmeyin. Bu iki seçenek de sizi anlık rahatlamaya götürecek olsa da öbür sabah kalktığınızda her şeyin daha kötüye gittiğini kendiniz tecrübe ediyor olacaksınız.

Stres İle Mücadelede Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?

Yukarıda bahsettiğimiz basit yöntemler sizde hiç bir etki yaratmıyorsa ve artık bu stres altında kalışınız fiziksel belirtiler vermeye başladıysa gecikmeden bir hekimin kapısı çalınmalıdır.
Sizi Strese Sokan Olası Durumlar
Size strese dolayısı ile depresyona sokabilecek karşılaşılması olası ve kaçınılmaz olaylar;
  • İş yaşantısındaki düşüş ve ya işsizlik
  • Sosyal ilişkilerinizde yaşanan anlaşmazlıklar
  • Bazı psikiyatrik hastalıklar
  • Yoğun kullanılan tıbbi ilaçlar
  • Ekonomik sorunlar, borçlar vs.
  • Karar vermeniz gereken geri dönüşü olmayan konular
  • Şehirleşme, kalabalık arasında boğulma
  • Ciddi sorumluluklar
Yazımız ile stresi yenmenin yolları başlığı altında siz değerli okurlara tavsiyelerde bulunduk. Daha kaliteli bir hayat için size yardım edebildiysek ne mutlu bize.
Devamını Oku

5 Eylül 2016 Pazartesi

Elma Sirkesi ile Saçlarınız Hızlı Uzasın!

2 yorum
şişe sirke Sirkenin saçlar üzerinde çok fazla yaraları vardır. Mesela elma sirkesi saç yapısı için çok sağlıklı olduğu, uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

Gelelim nasıl uygulayacağımıza;

 Elma sirkesini, saç diplerinize masaj yolu ile her tarafına yönlendirin. Daha sonra, en az yarım saat saçınızda bekletin.
 Bekleme esnasında ince bir tülbent ile saçınızı kapatın. Hava almaması daha hızlı uzaması için, saç köklerini besleyecektir. Daha sonra ılık su ile iyice durulayın. Sakın o gün için saçınıza şampuan eklemeyin. Sadece duru su ile durulayarak, beslenmesini sağlayın. Ertesi sabah, dilediğiniz gibi saçınızı şampuanlayarak yıkayın. Elma sirkesi ile saçlarınızın hızlı uzayacak ve sağlıklı, kepeksiz bir görünüm kazanacaktır. Bu uygulamayı haftada iki kere uygulamanız yeterli olacaktır. Değişimi bir kaç haftada farkedeceksiniz.
Devamını Oku

4 Eylül 2016 Pazar

Göz Yaşı Sadece Ağlamak İçin Değildir

3 yorum
 Gözlerimizi her açıp kapattığımızda, gözyaşımız gözlerimizi yıkayıp temizler ve burnumuza akar. Böylece havadan bulaşan toz ve mikroplar atılmış olur. Normal bir insan gözü normal bir günde günde 0.75-1 gr göz yaşı salgılar.

Gözlerimizi her açıp kapattığımızda, gözyaşımız gözlerimizi yıkayıp temizler ve burnumuza akar. Böylece havadan bulaşan toz ve mikroplar atılmış olur. Normal bir insan gözü normal bir günde günde 0.75-1 gr göz yaşı salgılar.

Devamını Oku

10 Haziran 2016 Cuma

İskelet ve Boyun Sağlığınız İçin Bilinmeyenler

Hiç yorum yok
İnsan başının ağırlığı ortalama 6 kilogramdır. Ancak 6 kilogram olduğuna bakmayın siz başınızı eğdikçe bu ağırlığın boynunuza uyguladığı kuvvet gittikçe artar. 60 derecelik bir eğim uyguladığınızda boynunuza 27 kilogramlık bir yük binmiş oluyor. Boynumuz bu yükü kısa sürede taşımakta zorlanmıyor ancak saatlerce boynunuzu öne eğerek bir iş yaptığınızda siz farkında olmadan iskeletinizin boyun kısmı zarar görebiliyor ve dolayısı ile boyun ağrıları ortaya çıkıyor. Size bu konuda tavsiyem hiç değilse telefonunuzla uzun dakikalar geçiriyorken bunu aklınızda tutmanız ve boynunuzu aralıklarla hareket ettirmenizdir.

baş ağrısı

Devamını Oku

24 Mart 2016 Perşembe

Zayıflamanın En Kolay Yolu

2 yorum
Günlük öğünlerinizde yiyeceğiniz yemeklerden önce içeceğiniz bir bardak su iştahınızı büyük oranda azaltarak daha az yemekle daha çabuk doymanızı sağlar. Sağlık açısından ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ama rutin öğünlerde çok yemekten şikayet edenler için ideal ve basit bir yöntem. Tek yapmanız gereken zaten yemekten sonra kana kana içeceğiniz suyu yemeğe başlamadan hemen önce içmek. Ayrıca sıcak/ılık su içmek soğuk su içmeye göre iştahınızı daha çok dizginler.
Devamını Oku

Bilgisayarda Şapkalı Harf Kullanma

2 yorum
Klavyenizde elinizi kaldırmadan Shift+3+Harf yaparak istediğiniz harfi şapkalı yazabilirsiniz.
Şapkalı ünlü harfler
Devamını Oku

13 Haziran 2015 Cumartesi

Seks Baş Ağrısına İyi Geliyor

1 yorum
baş ağrısı
Baş ağrısı günümüz insanının, özellikle de kadınların çok şikayet ettiği çoğunlukla sinirsel sebeplerle açığa çıkan bir rahatsızlıktır. Özel durumlar dışında genellikle sinirsel bir hastalık olarak kabul görülen migren hastalığı baş ağrısına sebep olan nedenlerin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.

Migren hastalığını tetikleyici faktörler;
  • Sıkıntıdan kaynaklanan aşırı stres.
  • Rahatsız edecek derecedeki ışık ve ses bulunan ortamda bulunmak.
  • Vücudu aşırı zorlamak ve arkasından gelecek yorgunluk.
  • Aşırı korkmak, heyecanlanmak, üzülmek.
  • Baskı altında kalmak.
  • Vücudun ihtiyacından daha az yemek
  • Kadınlarda meydana gelen hormonal değişiklikler. (Adet dönemi, gebelik dönemi vs.)
  • Aşırı alınan alkol, çerez, çikolata ve kafein içeren gıdalar.
yatakta çift fotoğrafıYukarıdaki faktörlerin 2-3 tanesi birlikte gerçekleştiğinde baş ağrısı malesef kaçınılmaz oluyor. Migren hastalığının tıbben bir çok çözümü ve kimyasal ilaçlarla giderilmesi ya da azaltılması mümkün olmasına karşın bunlardan çok daha kolay ve para gerektirmeyen bir yol var. Sizlerin de farkında olduğu gibi seks hayatımızda önemli bir yer alıyor. Seks ile gerçekleşen cinsel birleşme araştırmalarla kanıtlanmış bir şekilde insanları rahatlatıyor ve siniri, stresi üzerinden söküyor atıyor. 


Toplumumuzda çoğu kişinin çekinerek yaklaştığı seks sağlık açısından baş ağrısına iyi gelmekle birlikte daha bir çok konuda vücudu rahatlatmaya yarıyor. Toplumda seksin sanki zararlıymışçasına çekinilen bir eylem olması insanların daha mutsuz ve daha karanlık bir dünyada yaşamasına sebep oluyor. Ancak herkesin kendi dünyasını biraz cesaretle aydınlatıp tam mutluluğu yakalaması mümkün. Toplumsal baskıdan arının ve partnerinizle birlikte daha aydınlık bir yarına uyanın.
Devamını Oku

24 Ocak 2015 Cumartesi

Kahve Sizi Ayıltmaz

1 yorum
  Bazı sarhoş arkadaşlarımızın yaptığı en büyük yanlışlardan biri de ayılmak için kahve içmeleridir. Kahvenin uyku açtığını herkes bilir ve çoğu kişi de ben gibi sabahları içmeye bayılır. Kahvedeki kafein mutluluk hormonu salgılar. Ancak kafası güzel arkadaşlarımız ayılmak için kahve içmemelidirler çünkü aksine kafein alkolün etkisini arttırır. Kafanız güzelse ve ayılmak istiyorsanız kahve değil ayran için ;)
Devamını Oku

23 Ocak 2015 Cuma

İnsan Vücuduyla İlgili İlginç Bilgiler

Hiç yorum yok

1. Beynimizin depolama kapasitesi ne kadardır?

Northwestern Üniversitesi’den psikolog Paul Reber “İnsan beyninde yaklaşık 100 milyar nöron bulunuyor. Bu nöronların her biri ortalama 1000 bağlantı kuruyor ve bu da yaklaşık 1000 potansiyel sinaps anlamına geliyor.Verilerin depolandığı bu sinapsların toplam sayısına baktığımızda 100 trilyon veri noktasına yani kusursuz işlenen bu bağlantılar beyinde 100 TB’lık bir depolama alanına ulaştırıyor.”

2. Vücudumuzun dayanabileceği en yüksek ateş kaç derecedir?

Prof. Ahmet Karadeniz “Ateşin yükselmesi vücudun doğal bir savunma yöntemi. Genel olarak vücudun ısısının yükselmesiyle birlikte bakterilerin optimum yaşama ısıları değişir. İstedikleri ısıyı bulamadıkları için de ölürler.Ama ateş 42 dereceyi bulduğu zaman insanın kendi vücut proteinleri de yumurta akının katılaşması gibi bozulmaya başlar.”

3. Kulaklarımızın erişebileceği en hassas ses düzeyi kaçtır?

İnsan kulağı 20 Hertz(R&B konserindeki bas gitar) ile 20 000 Hertz(sivrisinek vızıltısı) arasındaki sesleri duyabildiği düşünülüyordu.Fakat su altındaki dalgıçların işitme testlerini yapan bir araştırmacı dalgıçların 100 000 Hertz’e kadar ki frekansları algılayabildiğini gördü. Araştırmacıya göre ses, kafa kemikleri üzerinden titreşim halinde direk beyne ulaşıyor.

4. Sadece su içerek kaç gün aç kalınabilir?

Vücut ağırlığınızın yüzde 30’unu kaybedin, her an ölebilirsiniz, ama açlıktan önce olasılıkla bir hastalık yüzünden.Dünyada doktorlar bir insanın aç kalarak ama su içerek 56 güne kadar yaşayabildikleri konusunda hem fikir. Vücudumuzdaki yağ miktarı, metabolizma hızı, hava sıcaklığı ve kararlılık bu sürede en belirleyici etkenler.

5. Koşarak ulaşabileceğimiz en yüksek hız ne kadardır?

Kısa mesafe koşucusu Usain Bolt 2008′deki olimpiyatta 100 metreyi 9.58 saniyede koşunca ‘Bir insanın ulaşabileceği en yüksek hız bu mudur?’ sorunu merak eden araştırmacılar elde ettiği sonuçlar çerçevesinde bir gün birinin 100 metreyi 9.48 saniyede koşabileceği sonucuna ulaştılar.

6. En yüksek kan kaybı sınırı yüzdesi nedir?

Kanınızın yüzde 30’u akıp gitse de yaşarsınız. Yüzde 40’a ulaşırsa acil kan nakline ihtiyacınız olur.

7. Alabileceğimiz en yüksek kilo ne kadardır?

Obezite merkezinde doktor olan Gregg Kai Nishi ” Normal bir insan 5G kuvvete dayanabilir sonraki kuvvetlerde bayılır. Bu da 350 kg ağırlığında olmaya denktir. Bunun üstüne çıkan insanlar genelde yaşamıyor.” Gelmiş geçmiş en kilolu insan olarak kayıtlara geçen Jon Brower Minnoch yaşayıpta 635 kiloya çıktığını görmüş tek insan. 1983 yılında 42 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

8. Su içmeden kaç gün yaşayabiliriz?

Bir çok kaynakta “Avustralyalı bir genç 1 Nisan 1979 da tutuklanmış, hücreye konulmuş ve 18 gün orada unutulmuş. Bulunduğunda susuzluk ve açlıktan ölmek üzereymiş.” bilgisi mevcut. İngilizce kaynaklara baktığımızda gencin susuzluğunu gidermek için duvardaki fayanslarda biriken nemi yalayarak hayatta kalmayı başardığı söz konusu.Günde kaybettiğiniz yaklaşık bir litre suyu yerine koymazsanız, bir haftadan fazla dayanamazsınız.

9. Oksijen desteği olmadan çıkabileceğimiz en fazla yükseklik ne kadardır?

Dünyanın en yüksek dağı olan 8.848 metrelik Everest’in zirvesine tırmanma denemeleri bir çok kez haberlere konu olmuş ve bu başarıya ulaşanların geneli oksijen desteği alarak amaçlarına ulaşmıştır.1981′de 14 bilim adamı oksijen desteği olmadan Everest’e tırmanmaya çalıştı. Ama içlerinden sadece ikisi zirveye ulaşma başarısı gösterdi. Vardıkları sonuç bir insanın irtifa toleransı Everest’in yüksekliğinden sadece biraz fazla.

10. Gözlerimiz ayırt edebildiği en fazla renk sayısı kaçtır?

Ortalama bir insan gözü yaklaşık 900 bin rengi ayırt edebiliyor. Tetrakromat denen ve insanoğlunun son bin yıldaki en büyük evrim aşaması olarak gösterilen özelliği (tetrakromasi) sahibi insanlar, dört renk tayfında yani normal bir insandan daha fazla renk görüyorlar. Bunun sebebi de gözde normal insanda üç olan yerine dört tane yüksek duyarlıklı ışık alıcısı hücre tipi bulunması.Şimdiye kadar iki veya üç kişi potansiyel tetrakromatlar olarak tanımlandı. Eğer üç daireyi de aynı renkten noktalarla dolu görüyorsanız normalsiniz. Farklı bir şey (örneğin her dairenin içinde farklı renklerde harfler) görüyorsanız tetrakromat olabilirsiniz.
Devamını Oku

8 Aralık 2014 Pazartesi

Alkol Sizi ISITMAZ!!

Hiç yorum yok
Soğuk havalarda ısınmak için alkol almak son derece tehlikelidir. Yüzeysel damarlarda genişlemeye yol açan alkol bir süre kendinizi ısınmış gibi hissetmenize yol açarken, vücudun ısı kaybını kolaylaştırır. Bu da donmayı çabuklaştırır.
alkol alan insan
Devamını Oku

23 Ekim 2012 Salı

Zar

Hiç yorum yok
Zarın karşılıklı taraflarının toplamı her zaman 7 dir.
Devamını Oku

21 Ekim 2012 Pazar

Gülümseyin.. :)

Hiç yorum yok
Normal bir insanın her 2.000 somurtması, yüzünde 1 kırışıklık meydana gelmesine sebep olur. Bu yüzden somurtmayı kesip, gülmeyi deneyin.. :)
Devamını Oku

14 Eylül 2012 Cuma

S.O.S.'in Anlamı

Hiç yorum yok
sosGenellikle insanlar S.O.S. adlı yardım çağrısını bir kısaltma olarak algılar. "Save Our Ship" yani gemimizi kurtar bunun en çok zannedilen açılımıdır. Ancak zannedilenin aksine S.O.S. hiçbir şeyin kısaltması değildir bu yardım çağrısı 1908 yılında telgraf zamanlarında kolayca akılda kalan bir terim olduğu için kullanılmaya başlanmıştır.
Devamını Oku

Döner Kapıların Amacı?

Hiç yorum yok
Döner kapılar oteller ya da şirketler gibi çok sık girip çıkılan binalarda kullanılır. Bu tür kapıların kullanımı hem bir şıklık katar hem de dışarıyla içerisi arasındaki ısı akışını engeller. Düşünün bir kapıdan her 2-3 saniyede bir kişi giriyor sizce binanın içindeki klimanın içerideki ısıya her hangi bir katkısı olur mu? Tabiki hayır! İşte bu sorunu çözmek için döner kapılar kullanılmaya başlanmış. Kapı sürekli kapalıymış gibi dışarıdaki ısı içeriye olumsuz bir etki yaratmıyor ve insanlar rahatlıkla girip çıkabiliyor.
Devamını Oku

12 Eylül 2012 Çarşamba

Termosların Çalışma Prensibi

Hiç yorum yok
Neredeyse her insan termosların nasıl içine sıcak konduğunda tamamen sıcak soğuk konduğunda tamamen soğuk kaldığını merak eder. Ancak bunun cevabı çok basit ve açıktır. Termosların dışında 2 adet katman bulunur, bu katmanlardan genellikçe içteki cam olur dıştaki ise metal olur. Bu iki katman arasında bir boşluk bulunur. Bu boşluk tamamen vakumlanmıştır ve uzay boşluğu gibi gibi içinde hava yoktur. Burada havanın olmaması ısı akışını tamamen engeller ve ne içteki sıcaklık ya da soğukluk dışa gider, ne de dıştaki sıcaklık ya da soğukluk içe gider. Bu yöntem ısı yalıtımlı evlerde de kullanılır duvarlara ve camlara bu yöntem uygulanarak yazın ve kışın her türlü düşük veya yüksek ısıdan etkilenilmez.
Devamını Oku

8 Şubat 2012 Çarşamba

Süt Neden Taşar?

1 yorum
Sütün büyük bir çoğunluğunu su oluşturur. Bunun haricinde önemli miktarda yağ da vardır. Süt ısıtılınca katı halde bulunan yağlar eriyerek yüzeye çıkarlar (yağın yoğunluğu sudan daha az olduğu için) ve üst kısımda birikerek bir katman oluştururlar. Ancak alt kısımda kalan su, buharlaşmaya devam etmektedir. İşte bu buhar, üst kısımdaki yağ tabakayı yukarı doğru iteler ve süt, böylece taşar
Devamını Oku