genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2016 Perşembe

Mustafa Kemal Atatürk'ün Soy Ağacı

Hiç yorum yok
Mustafa kemal atatürkün soy ağacı


Ülkemizin kurtarıcısı ve cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın ailesi ve soy ağacı.

Not: Sabiha Gökçen Atatürk'ün manevi kızıdır. Atatürk'ün toplam 8 manevi çocuğu vardır ancak soy ağacında kalabalık yaratmaması için hepsini temsili olarak Sabiha Gökçen koyulmuştur.
Devamını Oku

16 Eylül 2016 Cuma

Tarık Akan Neden Vefat Etti?

Hiç yorum yok
 Sadece bir neslin değil yaşadığı müddetçe sanatını kalbine işlediği insanların çoğunun hayranı olduğu Tarık Akan kansere yenik düştü. Herkes tarafından büyük saygı duyulan ve sevilen, Türk sinemasının Yeşilçam'ının efsane oyuncusu bugün yani 16.09.2016 tarihinde sağlık problemleri nedeni ile vefat etti.

 Tarık Akan'ın ölüm nedeninin sanıldığı gibi akciğer kanseri olmadığını meslektaşı ve yakın arkadaşlarından biri olan Müjdat Gezen açıkladı. Günde 4 paket sigara içen Tarın Akan akciğer kanserine yakalandı ve tedavi olumlu dönütler sağladığı sıralarda kanserin karaciğere atladığı ortaya çıktı. Kanserle savaşmaktan zaten bitap düşen ünlü oyuncu karaciğerine atlayan kansere daha fazla karşı koyamadı ve bu gün 66 yaşında hakkın rahmetine kavuştu.

 Ünlü oyuncunun ölümü tüm ülkeyi yasa boğdu. Tarık Akan'ın ölümü özellikle sosyal medyada büyük çalkantıya yol açtı.

Yeşilçam'ın yakışıklı oyuncusunu, gönüllere taht kurmuş üstadı saygı ve rahmetle anıyoruz..

tarık akanın yaşlı hali
Tarık Akan'ın Genç ve Yaşlı Hali
Devamını Oku

8 Eylül 2016 Perşembe

Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı'ndaki İncelikler

Hiç yorum yok
 Türk Bayrağı: Üstünde "5 köşeli yıldız" vardır ve İslamın 5 şartını simgeler. "Ay" İslamın kendisini yani İslamın sembolü olan Hilal'i simgeler, kırmızı bugüne kadar can vermiş tüm şehitlerimizin boşa akmayan kanını simgeler...
 İstiklal Marşı'mızda "1453 harf" "571" hece vardır. Bu da Peygamber Efendimizin (s.a.v) doğuşu ve İstanbul'un fethini gösterir..
 Dünya üzerinde böyle anlamlı ne başka bir bayrak ne de milli marş yoktur!

türk bayrağının anlamı
Devamını Oku

7 Eylül 2016 Çarşamba

Dünyadaki En Uzun ve En Kısa Milli Marşlar

Hiç yorum yok
Dünyada Yunanistan en uzun , Japonya ise en kısa milli marşa sahip ülkedir. Yunanistan milli marşı (Imnos is tin Eleftherian) 4'er satırlık 158 kıtadan , Japonya milli marşı(Kimigayo) ise görselde belirtilenden ibarettir 2-3 kelimelik 6 satırdan oluşmaktadır.
japonya milli marşı
Japonya Milli Marşı
Devamını Oku

4 Eylül 2016 Pazar

27 Haziran 2016 Pazartesi

Devasa Uyuşturucu Skandalı

Hiç yorum yok
 Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'ın Lice İlçesinde 6 milyon kök kenevir ele geçirildi. Bu 120 ton esrara denk geliyor. Piyasa değeri ise yaklaşık 300 Milyon TL. Bu kadar uyuşturucunun ekilip yetiştirilirken farkedilmemiş olması ise bir muamma. El koyulan tonlarca uyuşturucu sorumlu ekipler tarafından yakılarak imha edildi.

kenevir tarlası
Devamını Oku

28 Mart 2016 Pazartesi

Eyfel Kulesi İnşaasındaki Şanslı İşçiler

2 yorum
 Toplam ağırlığı 10.100 ton civarı olan 324,8 metrelik Eyfel Kulesi 125 yıl önce inşaa edilirken 3000 kişi 26 ay boyunca çalışmış ve ölen tek bir işçi bile olmamıştır.

 Buna karşın Türkiye'de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yayınladığı resmi sayısal verilere göre 2002-2013 yılları arasında ölen sigortalı işçi sayısı 13.510 kişidir. Bu dudak uçuklatan rakamın sadece sigortalı işçiler olduğunu ve Türkiye'deki sigortasız işçi sayısının da azımsanamaz bir bölüm kapladığını göz önünde bulundurmak gerek.

Eyfel kulesi
Devamını Oku

20 Haziran 2015 Cumartesi

Uzak Doğuda Pirinç Tarlaları

Hiç yorum yok
çinde pirinç tarlasıEndonezya, Kore, Çin gibi uzak doğu ülkelerinde pirinç çok önemli bir geçim ve yiyecek kaynağı. Bu ülkelerde pirinç tarlalarda balıklarla iç içe yetiştiriliyor. Balıklar pirince hiç bir zarar vermezken aksine pirincin verimini azaltan zararlı otları ve böcekleri yiyor. Ayrıca artıkları gübre görevi görüyor ve %100 doğal pirinç mahsülleri yetişiyor. İdeal büyüklüğe ulaşan balıklar ise yakalanıyor ve satılıyor. Bu balıklar da pirinç gibi hiçbir kimyasal madde kullanılmadan %100 organik bir şekilde yetişiyor ve fazla masraftan da kaçınılmış oluyor. Ayrıca bu sağlıklı ürünler piyasada daha çok rağbet görüyor.
Devamını Oku

29 Ocak 2015 Perşembe

1830'lu Yıllarda Ketçap

Hiç yorum yok
Günümüzde ketçap, mayonez ikilisi yemeklerimize enfes tatlarıyla renk katmaktadır. Ancak bu gün her yerde bulunan ketçap, 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılırdı

ketçap
Devamını Oku

24 Ocak 2015 Cumartesi

Aşkın Sırrı ;)

Hiç yorum yok
kalp resmiAşık olduğumuzda beynimiz "phenylethylamine" üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Bu kimyasal madde çikolatada da vardır.
Devamını Oku

22 Ocak 2015 Perşembe

Ananas Nasıl Yetişir?

1 yorum
 Bu gün sokağa çıksak ve insanlara "Ananas bir meyve midir?" diye sorsak çoğu kişi ananasın meyve olduğunu düşündüğünden "Evet, tabi ki de meyve." cevabını alırız. Hayır ananas bir meyve değil sebzedir. Ayrıca çoğunuzun ananasın ağaçlarda yetiştiğini düşündüğünü biliyorum :) Ancak ananas ağaçlarda değil fotoğrafta gördüğünüz gibi tarlalarda seri bir şekilde yetiştirilir ve sofralara bu enfes lezzet sunulur. 
ananas tarlası
Devamını Oku

19 Ocak 2015 Pazartesi

Doğal Elektrik

Hiç yorum yok
Doğal elektriğin yıldırım, şimşek dışında pek çok çeşidi vardır.Vücudumuzda mesajlar, sinirlerin üzerinden küçük elektrik akımları halinde iletilir.Kalbimiz de elektrik sinyalleri sayesinde çarpar.Doğada bazı canlılar ürettikleri elektriği korunmak, avını yakalamak ve yönünü bulmak için kullanır.
doğal elektrik

Devamını Oku

11 Aralık 2014 Perşembe

Liselilere Osmanlıca Dil Dersi

Hiç yorum yok
Gündemi alt üst eden bu konu hakkında sanırım herkesin az çok fikri vardır. Liselere "Osmanlıca" dersi verilmesi hakkında Milli Eğitim  bir karar aldı. Bu karar Osmanlıca'nın zorunlu ders haline getirilmesiydi. Ancak uzun tartışmalar sonucu bu karardan vazgeçilip tekrardan Osmanlıca'nın seçmeli ders olması uygun görüldü. Bu tartışmaların uzun zamandır devam ettiği ve devam da edeceği aşikar. Siyasetin sol cephesi bu duruma pek ılıman bakmadı. Bunun nedeni ise ülkenin bu dersle çağdaşlaşmaktan çok geriye dönüş olacağı düşünülmesi. Ki bana bırakırsanız da olacak olan budur. Bence Osmanlıca yerine diğer dil derslerine, günümüzün, geleceğin dillerine daha fazla özen gösterilmeli ve toplumu uluslararası ortamlarda boy göstermesi sağlanmalı. Ancak bu dersin yararlı olacağını düşünenler de var. Bu düşüncenin çoğunlukta olduğu kesim ise siyasetin sağ cephesi. Her ne kadar ülkeyi yönetenleri bu şekilde sınıflandırmak istemesem de her konuda ne yazık ki kesin bir çizgi ile birbirlerinden ayrılıyorlar. Bu yazımda istediğim sizin de durup bir düşünmeniz. Sizce böyle bir dersin müfredata konması sakıncalı olur mu? Olursa neden sakıncalı? Olmassa neden sakıncalı değil? Yada olmalı ancak seçmeli ders olmalı diyenlerimiz de olabilir. Açıkçası benim fikrim de bu yönde. Eğer öğrencinin ilgisi ve yeteneği varsa fazla bilginin göz çıkarmayacağı taraftarıyım. Talebe göre müfredat ayarlanmalı ve öğrenciye ona göre sunulmalı. Sizlerden de görüşlerinizi bekliyorum. Bu yazının altındaki yorumlar bölümünden görüşlerinizi herkesle paylaşabilir tartışabilirsiniz. :)) Ayrıca Murat Bardakçı'nın bu konudaki yorumunu da mutlaka okumalısınız. Murat Bardakçı'nın yorumu
Devamını Oku

7 Aralık 2014 Pazar

Solo Türk Gösteri Timi

Hiç yorum yok
SOLO TÜRK tüm dünyada askeri makamlar tarafından kabul görülmüş en yetenekli gösteri timidir.

SOLO TÜRK
SOLO TÜRK

Devamını Oku

7 Ekim 2014 Salı

Çinliler Yemekleri Neden Çubukla Yer?

Hiç yorum yok
çubukla yemek yemekAslında nedeni tam bilinmiyor. Bir görüşe göre, vakti zamanında Çin imparatorlarından biri halkın ayaklanmasından korktuğundan, eritilip silah olarak tekrar kullanılabilecek metal olan her şeyin toplanmasını emretmiş. Ellerindeki bıçak, kaşık ve benzeri şeyleri vermek zorunda 
kalan Çinliler ne yapsınlar, çaresiz bambu kamışlarından yapılmış ince çubuklarla yemek yemeye alışmışlar. Akla daha yatkın gelen diğer bir görüşe göre ise çubukla yemek adeti Çinlilerin yiyeceklerini küçük parçalara bölüp yeme alışkanlıklarından ve buna bağlı olarak zaman içinde çok önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Yemek çubukları milattan bir yüzyıl önce doğmuş. Yemeği içindeki yağa atıp karıştırarak pişirmeye yarayan tava benzeri kaplar kullanılmadan önce yiyecekler odun ateşi üzerinde pişiriliyormuş. Nüfus çoğaldıkça artan yiyecek ihtiyacından dolayı ormanlar kesilip tarlalar açıldıkça bu sefer de odun, yani yakacak sıkıntısı başlamış. Zamanla etleri ve sebzeleri çok küçük parçalara bölüp, yağ içinde karıştırarak kızartmanın hem süratli pişmeyi hem de odundan tasarrufu sağladığını görmüşler. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle, yemek masası kullanmak zenginlere mahsus bir lüks olduğundan insanlar bir elleri ile yiyecek veya pirinç tabağını tutuyor, yemek yemek için de sadece diğer ellerini kullanabiliyorlarmış. Çinlilerin yemeklerinin bol soslu olduğunu söylemeye gerek yok. Yerken çubukları kullanmak, her şeyi tek elle yemek zorunda olan Çinlilerin bütün parmaklarının kirlenmesi sorununu çözdüğü için hızla yayılmış. O zamanlar çubukların çok azı ağaçtan, çoğunluğu fildişi ve kemiktenmiş. Şimdi artık ne metal ne de ağaç kıtlığı var. Zaten onların yerini sentetik malzemeler çoktan almış durumda. Ne var ki bırakın Çini, diğer ülkelerdeki bir çok insan bile bir Çin lokantası bulup, çubuklarla yemeğe uğraşıp, Çin imparatorunun veya odun yokluğunun yarattığı eziyete seve seve katlanıyorlar. 
Devamını Oku

4 Ekim 2014 Cumartesi

Romanya'dan İhtişamlı Bir Kare

Hiç yorum yok
Demiryolundan gün batımı manzarası, Romanya..

demiryolu manzarası

Devamını Oku

30 Eylül 2014 Salı

Antartika buz katmanı nasıl oluştu?

Hiç yorum yok
Antartika ayrı bir kıta haline geldiğinde ortaya çıkan Kutup Dairesi Akıntısı, sıcak suları kıtadan gitgide uzaklaştırdı. Bu, kıtanın soğumasına yol açtı ve buz katmanı 34 milyon yıl kadar önce oluşmaya başladı. Buz genişlemeye ve kalınlaşmaya devam etti. Bugün Antartika'nın yüzde 98'i, kalınlığı yer yer 4500 metreyi aşan buzla kaplanmış durumda.
antartikanın uzaydan görünümü
ANTARTİKA'NIN UZAYDAN GÖRÜNÜMÜ
Devamını Oku

13 Eylül 2014 Cumartesi

Game of Thrones Çekildiği Yerler

Hiç yorum yok
Yazar George R.R. Martin'in eşsiz eseri Game of Thrones (GOT) roman serisinin dizi uyarlaması tüm dünyada ün salmış durumda. Bu dizinin bu kadar beğenilmesinin nedeni de elbette Game of Thrones ekibinin üstün performansı ve çalışkanlığıdır. Bu performansın en büyük göstergelerinden biri de dizinin çekildiği yerlerin özenle seçilip dizi için uygun hale getirilmesi. Dizinin konusu eski ve modern çağdan uzak bir zamanda geçtiği için çekilen yerler daha büyük bir bir titizlikle seçilmeli. Game of Thrones ekibi de bunu gayet iyi becermişe benziyor;

KUZEY İRLANDA'DA KULLANILAN YERLER


1. The Dark Hedges, Antrim Kontluğu

The Dark Hedges, Antrim Kontluğu
 Doğallığını günümüzde sonuna kadar koruyan bu yol Arya'nın Yoren ve ekibiyle birlikte Duvar'a giderken kullandığı yolmuş.


2. Downhill Beach, Londonderry Kontluğu

Downhill Beach, Londonderry Kontluğu

Burası Ejderha Kayası olarak bilinen yer. Ayrıca bu sahilin bulunduğu şehir Derry 2013 Kültür Başkenti imiş. Bu sahil 2. sezonda dizide şu sahnede kullanılmıştır.

3. Mourne Dağları, Down Kontluğu


Mourne Dağları, Down Kontluğu

Kontluğun gidilip görülmeye değer, önemli yerlerinden biri Mourne Dağları, dizide de birçok kez kullanılmış. Pilot bölümde, Dothrakilerin kutsal şehri olan Vaes Dothrak olarak ve 3. sezonda Theon’un Ramsay Bolton’dan kaçarkenki sahnelerinde bu dağların çeşitli yerlerinden yararlanılmış.

MALTA'DA KULLANILAN YERLER



1.The Azure Window, Gozo Adası
The Azure Window, Gozo Adası
Azure Window diğer adıyla Tieqa Zerqa Malta’nın ikinci en büyük adası Gozo’nun önemli ve gidip görülesi yerlerinden biri. Khal Drago ve Khaleesi'nin düğünleri burada oldu.



2. Mdina

Mdina
Mdina eskiden Malta’nın başkenti olan bir kasaba ve gidip görenlerin söylediklerine göre buram buram orta çağ kokuyor. King’s Landing olarak Dubrovnik ile birlikte kullanılıyor.



HIRVATİSTAN'da KULLANILAN YERLER



1.Dubrovnik

Dubrovnik


Dubrovnik adeta harika manzarası ve rahatlatıcı etkisiyle kendine hayran bırakan bir coğrafya. Buraya gidip görenlerin geriye döndüklerinde beğenmedim demeleri gerçekten yalan olur. İnsan fotoğraflarda bile bu kadar büyüleniyorken o duvarların üstünde kim bilir neler hissedecek. Game of Thrones'ta da gerçekten harika uyarlanmış bir mekan.
Dubrovnik dizimizde King’s Landing olarak pek çok bölümde tüm ihtişamıyla karşımıza çıkıyor.

2.Lokrum Adası Manastırı ve Botanik Bahçesi

Lokrum Adası Manastırı ve Botanik Bahçesi

Burayı 2. sezondan hatırlamışsınızdır. Çölün bağrında, serap gibi bir şehirdi Qarth. Burası için Dubrovnik’e çok yakın olan Lokrum Adası uygun görülmüş.

FAS'DA KULLANILAN YERLER



1. Essaouira

Essaouira


Dizide 3. sezonda Khalesi’nin Essos’dan geçerek köleleri özgürleştirdiği Lekesizler’i ordusuna kattığı Astapor var ya heh işte burası orası. Essaouira Fas’da çok güzel bir balıkçı kasabası.


2 Aït Benhaddou ve Ouarzazate

Aït Benhaddou ve Ouarzazate



Burası Quarzazate denilen Berberilerin yaşadığı bir kasaba, kasabadaki Aït Benhaddou köyü UNESCO dünya miraslarından bir tanesi.
Burası 3. sezonda Khalesi’nin Lekesizler’i de önüne katıp yola çıktığı, bir de Yunkai’den gelecek haberi beklediği yer.

İZLANDA'DA KULLANILAN YERLER



1. Myvatn Gölü

Myvatn Gölü


2. ve 3. sezonda Duvarın ötesinde Yabaniler, Kargalar ve Akgezenlerin bulunduğu yerler buradan. Burada bulunan Grjotagja lav mağarasında Jon Snow ve Ygritte’nin romantik sahneleri çekilmiş.


2. Svínafellsjökull

Svínafellsjökull



İzlanda’nın güneydoğusunda Skatfell Ulusal Parkı’nda bulunan bu buzul bölgesi gene Duvarın ötesi olarak 2. ve 3. sezonda kullanılmış olup, Jon Snow, Ygritte ve Kargaların karlı bölümleri burada çekilmiştir.

Umarım Game of Thrones tutkunlarına yararlı bir kaç bilgi verebilmişizdir. Gerçekten tatil dendiğinde aklınıza deniz, kum, güneş getireceğimize böyle yerleri gezip görmeyi tercih etmeliyiz. İnsan bunları görünce Game of Thrones ' a daha da kaptırıyor kendini.



Devamını Oku

23 Ağustos 2014 Cumartesi

En Şişman Ülke

Hiç yorum yok
nauru
Nauru
Nauru Nüfusunun %95′inin aşırı kilolu olması sebebiyle, küçük bir ada ülkesi olan Nauru, dünyanın açık ara en şişman ülkesi. Obezitenin sebebi bizzat fast food yiyecek kültürünün ülkeye hızlı bir giriş yapması.
Devamını Oku